görgü kuralları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
görgü kuralları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

İlk Buluşma Anında Bir Prens Nasıl Kurbağaya Dönüşür?


Herkes her şeyi bildiğini iddia eder ama bazen en iddialı kişiler bile öyle küçük ayrıntıları atlar ki; o muhteşem adam karşınızda küçük yeşil bir kurbağaya dönüşebilir; siz o an gözlerinize inanamayıp yerinizde donup kalır; ani bir ışınlanmayla evinizde oturup aptal bir televizyon programının karşısında vakit öldürmeyi tercih edebilirsiniz...
 
Eğer arabanız varsa; kız arkadaşınızı mutlaka kapısının önünden almanız gerekir.. Ortak bir buluşma noktası kararı yanlış bir karardır.. "169'a bin ben seni Sevinç Pastanesinin önünde bekliyorum" diye ilk randevusunu veren erkek hayata bir sıfır yenik başlamıştır.
 
İlk buluşmada 2 günlük sakal bıyık envai çeşit kıl tüy yumağı halinde karşılanmaz hiç bir kız.. Kızı görüntünüzle ürkütmeyin, hiç bir kız dikenli tarlada dolaşmaktan keyif almaz.
 
Giysiniz gideceğiniz yere uygun olmalıdır.. Yemeğe çıkacaksanız üzeri yazılı rengi kaçmış tişört olmaz; bir pub da buluşacaksanız, yumurta topuk jilet gibi ütülü pantolon olmaz. Kız sizi sadece tanımaya geldi , ortamda garson ile karıştırılmasanız iyi olur tabi.
 
Buluştuğunuz kişi ile parasal konularda asla ve asla konuşmamalısınız..(Denenmişliği var.. Bir ilk görüşmemde ne kadar maaş aldığım sorulmuştu ki.. )Ne bir erkeğin geliri ne bir kadının geliri eğer evlenme konumuna kadar gelmediyseniz asla konuşulmayacak konulardır..
 
Donuk ve sağa sola bakan gözlerinizi kontrol altına alın ve pırıl pırıl bir neşe yerleştirin mümkünse.. Göz bebeklerinizi bir kadın takip eder bunu unutmayın, tam da şu anda orta yerde göğüslerini hoplata hoplata gülen kadının mahrem yerine bakarken cümleniz yarım kaldı çünkü.
 
Bir kadın içki söylemiş ise kendine karşısında kahve yada meyva suyu siparişi verilmez..
 
Eski sevgiliden ya da eski eşten bahsedilmez..(tamam bu benim de zaman zaman ihlal ettiğim bir kural ).. Eski sevgilinizin inci gibi dişleri, ipek gibi rapunzel saçları, estetikten içine göçmüş burnu, bülbül gibi şakıyan sesi, göbeğinden içtiğiniz şarap, kaburga kemiğinden yediğiniz zeytin; karşınızdaki kadını pek ilgilendirmeyebilir.
 
Acıklı konulardan bahsedilmez ; çünkü her kadın kendisini sık sık güldüren erkeklerle vakit geçirmeyi daima tercih eder.. Hayattan aldığınız darbelerde ne derece derbeder olup çöllere düşüp serapsız kaldığınız her kadını korkutabilir.
 
Sohbet edilen mekanda facebook listesindeki falanca kızın "aman da ne kadar güzel ve seksi" olduğu konusuna girmek karşınızdakinin yeşil kurbağa sürecini ışık hızına yükseltebilir.. Kendini öven erkek en hızlı çirkinleşen erkektir.
 
Ne kadar içerseniz için; isterseniz barın bütün cirosunu o gün siz yaptırın ama asla kız arkadaşınıza karşı "kaba", "eleştrisel", "fazla inceme konusunda gözünü çıkartıcı" davranmayın; mümkünse gözleriniz kızınkinden daha az şaşı baksın..
 
Yemek siparişini kız daha vermeden menü geldiği anda "ben zaten hiç aç değilim" demeyin.. Bu "Benim şu an için fazla param yok sen de fazla yeme!" anlamı taşır.. Ki sizi sadece salata menüsüne yönlendiren korkunç bir tavırdır..
 
Kız arkadaşınız Brunei Kralının kızı bile olsa; asla hesabı paylaşmasına ve ya tamamen ödemesine müsade etmeyin..Diğer zamanlarçok da önemli değil ama "ilk buluşma anında" asla ve asla kabul edilmemesi gereken bir tekliftir bu..
 
Kız arkadaşınızı eve bıraktığınızda ona birlikte onunla gelebilmek için yalvaran gözlerle bakmayın; nazikçe yanağından öpün (ya da dudağından belki ama abartmadan).. Apartman kapısından içeri girmeden arkanızda toz bulutu bırakarak yok olmayın..
 
Ve ertesi gün aramayı unutmayın...
2 gün sonra iş yoğunluğu vesaire sebepler ile aramayı ihmal eden birini sonraki zamanlar için denemeye gerek bile yoktur..
  
Sevgilerimle.....

İlk Buluşma Gününde Bir Prenses Nasıl Kum Cadısına Dönüşür?



Şimdi o muhteşem adam dışarıda sizi bekliyor.. Üstelik gün içinde 8 kere ; yarım saat ara ile aramayı ihmal etmedi; muhteşem bir yemeğe davet etti.. Konuşma repliklerinizi ayna önünde bir kaç kez çalıştınız ve herşeye hazırsınız!

Öyle mi?
 
Hayır hayır halen hazır değilsiniz..Çünkü geciktiniz; 1 saat önceden hazırlanmaya başladığınız taktirde mutlaka ve mutlaka birşeyleri unutursunuz.
 
Bu kadar önemli bir buluşmaya "ilk" buluşmaya 1 saatlik hazırlanmayla asla etkileyici olamazsınız unutmayın..
 
İlk buluşmanıza saçlarınızı toplamadan gidin mümkünse, çünkü onlar bütün gece sizinle birlikte, ellerinizle kollarınızla birlikte hareket edecektir..Arkadan at kuyruğu kötü bir fikir; sımsıkı toplanmış saçlar agresif ve fazla kuralcı gösterecektir sizi...
 
Kesinlikle pantolon en son tercih olmalı; çünkü sizinle buluşacak olan kişi "kadın" görmek istiyor .. Unutmamalı!..(Eşofmanla ilk buluşmaya gittiğim kişilerden burda özür diliyorum :) 
 
Hava ne kadar soğuk olursa olsun bir Ağustos (böceği) kıyafeti giyin; nasılsa gideceğiniz mekan sıcak olacaktır.. Buluşacağınız adam evin önündeki parkta kutu bira içirek romantizm teklif etmediyse tabi..
 
Ne kadar derin bilgi ve kültüre sahip olursanız olun; o ilk flört anında karşınızdaki adam "IQ" testi için oraya gelmiş değil unutmayın.. Heredot'un bilmem kaçıncı suyla yıkandığı; ve ya Nietzsche'nin nihilizm söylemleri; yada Angelapulos'un en önemli sanatsal  filminin ne olduğunu konuşmak çok da eğlenceli gelmeyecektir.. İlk belirtileri deneyin ve bekleyin isterseniz.. İşte şu ağzını kocaman açarak esneyen adam : işte o bayıldığınız adam.. Ama o şu anda arkadaşlarının yanına nasıl kaçacağını düşünüyor..
 
Mevsimine göre koku kullanın... Yazın baharatlı kokular; karşı tarafı yanınızda oturmak konusunda zorlayabilir..
 
Gülerken kahkaha atın tabi.. (ben çok fazla yaparım bunu).. Ama mümkünse çürük bir dişiniz falan varsa görünmesin..
 
Ellerinizi çok zarif kullanın.. Sesinizdeki eda ellerinizde de olsun.. Gülerken ; konuşurken; heyecanla birşeyler anlatırken eliyle sert hareketler yaparak konuşan; pat pat pat masaya vuran bir kadın; yada tam tersi eli masanın üstünde ölü gibi yatan bir kadın ; karşısındakin gözünde "kum cadısı"na dönüşmeye başlama anıdır...
 
Yemek menüsü geldiğinde ilk ana yemekten seçiminden sonra karşınızdakine bakarak fikir alın.. "Ben şundan istiyorum ne dersin iyi bir seçim olabilir mi?" gibi ...Tartın, ölçün: adam sizi yemeğe çıkardıysa orda onu bulaşığa rehin bırakacak kadar ocağına incir ağacı dikmeyin.. Gerçekten yemekten keyif aldığınız şeyi söyleyin.. "Portakallı pekin ördeği; yanında kamparili somonlu salatayı söyleyeyim ; bakalım nasıl birşeymiş" diyip; gelen yemeği orada bir çatal alıp bırakırsanız; bu son yemeğiniz olacaktır.. Köşedeki sandöviçciden öteye gidemezsiniz bundan sonra..
 
İçkinizin sizi kaçıncı kadehten sonra sarhoş edeceğini bilirsiniz.. 3 de adınız bile unutuyorsanız; 5 tane içmeyin.. (Ben yapıyorum ama yanlış).. Karşınızdaki erkek evinden prenses gibi aldığı kadının 3 saat sonra "Bedia Muavvit"e benzemesinden çok keyif almayacaktır.. Kirpiğinizin biri düşmüş; biri gözünüzde ;  rujunuzun yarısı tazeleyeyim derken sağa sola taşmış; tuvalete giderken yanından geçtiği adamlara gülümseyerek bakan bir kadın ertesi gün aranmayan kadın olur; unutmayın... 
 
Biraz flört etmeyi bilin devlet memuru gibi kaskatı da durmayın.. Fazla süzülmeyin; kırıtmayın.. O kadar çok kadın var ki; sizi baştan çıkarmak için o kadar da uğraşmak istemeyebilir.. 
 
Güzelliğinizi çok fazla övemeyin; falanca kişi size ne kadar aşıkmış, öbürü aşkınızdan kendini kesmiş; diğeri kezzap içmiş kan kusmuş; çok umrunda olmayabilir..Kendini öven insan daima karşısındakine kusurlarını belli eden kişidir unutmayın.. Şu fondötenle gizlemeye çalıştığınız sivilce , muhtemelen adamın gözüne giriyor şu anda..
 
Eğlenceli olun; kendiniz gibi olun; sarhoş olun; obur olun ama "güzel görünün" ve "çok baştan çıkarıcı olun", "zevkli olun"...
 
....Ve ve ve üstelik neden sürekli ondan iltifat bekliyorsunuz ki.. İltifat edin, (sonradan sarhoştum hatırmıyorum diyebilirsiniz önemli değil...) ama o bunu duymaktan keyif alacaktır.. Ne istiyorsanız onu söyleyin.. Ama ne istiyorsanız... 
Bir erkek için daha keyifli ne olabilir ki?
 
Asla agresif olmayın.. Gergin gergin birşeyler anlatmayın.. "onu sevmem , bunu sevmem, şundan nefret ederim" gibi içi dolu cümleler; kum cadısı sürecinizi hızlandırır unutmayın..
 
Parasal konulara asla girmeyin.. Evi arabası parası pulu "ingiliz dükü" bile olsa size ne? Daha ilk görüşmede adam size "evlenme" mi teklif etti? Bu ne araştırmacı kişilik?
 
Evlenme meraklı kızlar gibi sürekli hamaratlığınızla övünmeyin.. Karşınızdaki erkek bu konunun nasıl ilerleyeceğini kesinlikle bilir ve inanılmaz sıkılır..
 
Çalan her telefonunuza "Aloooo naberrr?" diye başlayıp 15 dakika kah kah kah kih kih kih muhabbetinize devam etmeyin.. Ya açıp "ben seni sonra arayayım" deyin; yada "hemen sessize alın".. (Erkekte de kadında da en nefret edilen durumdur bu.. Direk masada bırakıp gitme nedenidir..)
 
Hesap geldiğinde (tamam kabul ediyorum ilk görüşmede erkeğin ödemesi görgü kuralıdır ama) nezaketen de olsa elinizi bir çantanıza atıp : siz çalışan kazanan kendi ayakları üzerinde duran bir kadınsınız : ezik görünmeyin..
 
Sizi eve bırakırken mutlaka ve mutlaka o muhteşem gece için (tabi muhteşem geçmemiş bile olsa-bilmiyoruz-ama adamın bir tek burnunda top çevirmediği kaldı gerçi ama yaranamamış olabilir) teşekkür etmeyi unutmayın.. Kös kös arabadan inip arkanıza bile bakmadan yürümeyin.. Ya da daha o anda ertesi günün planını yapmayın.. Bunu ona bırakın...
 
Ertesi gün ise asla ondan önce siz "aramayın"... Aramayan birini de asla "merak etmeyin"..